1860'da Sicilya'ya gelen Napoli Kralı IV. Ferdinand, Fransız
Devrimi'nden sonra olası bir Fransız işgaline karşı 1283'lerdeki bir savaş
çağrısından esinlenerek MAFIA'yı (Morte alla Francia İtalia anela: İtalya,
Fransa'ya ölüm diye bağırıyor) kurdu.
Bu tarihten sonra, hemen her alanda iş yapışlar asla eskisi
gibi olmadı.
Güce âşık olanlar, mutlaka arka odalarında karanlık bir masa
bulundurup işlerini gerekirse oradan yönetmeye bayıldılar.
Şimdi hal böyleyken;
7. Sezonuna girdiğin,
Yarın belki 20’nin üzerinde menıcıra ulaşacağın,
KAOS olmazsa olmazı olan bir ligin,
Organik olarak karanlık güçlerinin oluşması da
kaçınılmazdır.
Evet Evet onlardan bahsediyorum:
CHURN MAFYASI.
Kendileri bu isim altında bir oluşumu kesinlikle red
etmesine rağmen, ekip ruhunun doğası gereği bazı icraatlerin kendiliğinden
geliştiğini doğruluyorlar.
Kendileriyle kısa kısa sohbet etme imkanı bulduğum için hem
tedirgin hem de şanslı hissettim.
Ast-üst yok
Bu oluşumun bir lideri, astı-üstü yok. Rüzgâr nereye yol
verirse biz oraya doğru kaosu sürüklüyor ve başa bela olmaya gayret ediyoruz
diyorlar. Gönüllerinden koptuğu gibi takıldıklarını belirtiyorlar. Aslında bu
da bütün menıcırları doğal bir hedef haline getiriyor.
Sanırım churn mafyasının tehlikesinin kaynaklarından birisi
de bu.
Yakarsa Dünyayı mazlumlar yakar
İsyanlarının otoriter yapıya. Kişiler değil koltuklara karşı
alerjileri var. Bu yüzden daha önce şampiyon olanların asla rahat rahat ligde
menıcırlık yapmalarının mümkün olmayacağı mesajını iletiyorlar.
Mesaj net: Şampiyon olamıyorsak, yaptırmayız da!
Hedeftekiler
Gökhan à
Geçen sene bu ekibin bir üyesine bol kamp kullandığı için dikkatleri
üzerine çekmiş. Yolda yürürken arkasını kollasın gibi bir uyarı geldi…
Mesut à Gerekçe alamadık ama
satır arasında şöyle bir cümle geçti, buradan belki nedeni belli olabilir. “Mesut’a
sütüm helal değil!”
Erhan à sadece isim verdiler. Sanırım
geçmişte çok derin yaralar bırakılmış. Sıkıntı büyük olabilir. Bu arkadaşı
yönetimin tanık koruma programına almasını öneriyorum.
Ve son olarak;
Başgana açık mesaj
Özellikle başganlara inceden ayar oluyorlar. Bu yüzden, sus payları
yeterli olmazsa en çok zararı başgan görür mesajını iletiyorlar. Bu cümleyi de
şöyle kapatıyorlar;
AZDAN AZ, ÇOKTAN ÇOK GİDER!
Ekipte kim nasıl bilinir?
Hido: Troll
olarak takılır, yangın körükler. Usulsüz transferin bayrak taşıyanlarından. Tam
bir kural tanımaz, KAOS için her an ne yapacağı belli olmaz.
Emre Can: Grubun
en sessizi ama bir o kadar da tehlikelisi. Tek maçta dengeleri alt üst etme
kabiliyeti ile tanınıyor. Bu yeteneği yüzünden 5. Sezonu aynı şekilde kaybetti.
O günden beri patlamaya hazır bomba gibi takılıyor.
Hakan: Lige
genelde fişek gibi girip ilk haftalarda rakipleri harcar ve lige yön verir. Bu haftalarda
kendisiyle kimse karşılaşmak istemez. Ama ligin ortalarında genelde telefonu
bozulur(!) ve puanları dağıtır. Bunun tesadüf olduğunu düşünenlere çayından bir
yudum olarak hafif bir gülümseme hediye ediyor. Kamp basarsa boş geçmez bu arada.
Bu yazıdan sonra deşifre olduklarını sanmasın kimse, adamların KAOS için yapacakları bugüne kadar kestirilmedi. Yarın ne yapacaklarını da kendilerinden başka kimse bilmiyor olacak.