Yeni yönetim çok mu kalabalık, yoksa icraat için bu sayı
olmazsa olmaz mı?
Bu kalabalıktan dolayı bazı menıcırlar ile yönetim arasında
atışmalar da başlamadı değil zaten.
Biz de kalkıp şu noktada yönetimin yanına geçip halkı yalnız
bırakacak değiliz değil mi?
Bu menıcırlar olmazsa, kaosu besleyen aktiviteleri kim
çıkaracak sorarım size.
Herkes için ayrı ayrı başlık açmak saçma olur ama
Bir Burak kolay yetişiyor mu?
Emre Can dediğiniz zaman her ne kadar pasif gözükse de her
sezon kilidi çözen “churn mafyasının” önemli bir parçası değil mi?
Mehmet ile ilgili bir methiye cümlesi kurmaya çalışsak,
burada ne köşe yazımız yeterli kalır, ne gazete sayfaları. Mehmet ile ilgili
yorum yapmak isteyen önce mavi gömlekli fotoğrafını göz önüne getirsin, sonra
cümlesine başlasın lütfen.
Cüneyd’e ne kadar pasif eleştirileri yapsak da adam genç
yetenek. Birçok yazasın menıcırlığı bıraktığı noktada bu adam KURT menıcır
olarak ortalığı silip süpürecek, demedi demeyin…
Ve diğer yazılarımda mutlaka kendileri için satır aralarında
yer vereceğim niceleri…
En aktifler yönetimde, eleştiri alanlar ise milletin ta
kendisi.
Amaç nedir? Pasifliğin avantajını kullanıp kanun hükmünde
kurallar mı getireceksiniz yoksa?
Sizin de kafanızda birçok soru işareti oluştu biliyorum.
AMA;
Kardeşim yönetimdeki bu adamlar da olmazsa kaosun ateşini
yakacak sebep ortaya çıkmayacak.
Tamam, eleştirelim, sonuna kadar peşini bırakmayalım da,
Oturup bir de icraat var mı, neler oluyor izlemek gerek.
Biraz zaman tanımak gerek…
Yönetim kalabalık diye eleştirip kenara çekilmek en kolayı,
hatta bunun rüzgarıyla çok başlar ağrıtırız.
Evet ,
Menıcırlar pasif,
Evet,
Kaos düzeyi azaldı
Evet,
Yemeklere kimse gelmiyor.
Ancak,
Bu saydıklarımın önüne geçmeyi vaat etti mi yönetim bize?
Her beraber göreceğiz…
BÜTÜN MENICIRLAR BEKLİYORUZ!
Yalın Hakan
ıstanbul Yeniköy’de oturan bir ahbabı ile öğleden bir saat önce buluşmak için sözleş-tiklerinde o gün yağmurlu fırtınalı bir gün olup her tarafı sel bastığı halde Mehmet Akif’in bin bir zorlukla sırılsıklam bir vaziyette söz verdiği yere vaktinde geldiğini fakat arkadaşını gelmemesi üzerine çekip gittiğini ...
YanıtlaSilErtesi gün özür dilemek için gelen arkadaşını dinlemeyip: ’’Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felakette yerine getirilmezse mazur görülebilir’’ diyerek tam 6 ay o arkadaşı ile konuşmadığını....
**Söz namustur. Kişi namusunu korumada ne kadar titiz davranırsa sözünü tutmak konusunda o kadar titiz olmalıdır. Söz vermeden önce iyi düşünmeli söz verdikte sonra yerine getiremem endişesiyle tir tir titremeli. şahsiyeti oturmuş in-sanlar söz ve sır konusunda her zaman hassas davranmışlardır. Evet insan söz vermeli ama asla sözünde yalancı çıkmamalı. Bediüzzaman’ın ifa-desiyle “ Yalan lafz-ı kafirdir” Yalan kafir sözüdür Müslüman’ a yakışmaz .
Sampiyon Tepecikspor!!!
YanıtlaSil